KUSURA BAKMA ÖZGÜRLÜĞÜM, HALA YILDIZLARI SAYAMADIM…
Bu haftaki yazıma başlarken geride bıraktığım günlerde okuduğum bir kitabı, daha doğrusu bir romanı sizlerle paylaşmak istedim.
Bu roman ve yazarı öyle sandığınız gibi popüler değil. Ama ne yalan söyliyeyim ki şimdiye kadar okuduğum tüm romanlar arasında gerek üslubu gerek akıcılığı ile beni fazlasıyla doyuran ve sayfaları çevirmeye başladığınız andan itibaren sizi sanki kolunuzdan tutup roman kahramanlarının, mekanların ve arabesksiz, salt duyguların yoğun olduğu bir atmosfere girmenizi sağlayan etkileyici anlatımı ile kendini özel kılan bir kalem oldu benim için.
Biraz önce söyledimya ismini çoğunuz duymamış yada tüm Türkiye de ki önemli kitap zincir mağazalarında bulunmasına rağmen, piyasada reklamı fazla yapılan iyi yada kötü sayılabilecek kitaplara para ve zaman ayırmamızdan belkide ıskalamış olabiliriz…
Ama ben yoğun takibim üzerine bu yazara ulaştım ve kitabı üzerine biraz sohbet etme imkanı buldum.Yazımın başlığından da anlaşılacağı gibi kitabın ismi ”Kusura Bakma Özgürlüğüm,Hala Yıldızları Sayamadım”dır.Yazarımız Anıl Büçkün ise 33 yaşında olmasına rağmen romanına yansıttığı farkındalığı ile hayat tecrübesinin fazlasıyla olduğuna inanıyorum.
Yarı köy, yarı kent romanı olan bu kitap bana, gerçekten unuttuğum ve aslında özlediğimi de itiraf edebileceğim bir çok duyguyu her bir sayfayı çevirişimde hatırlattı ve yaşattı diyebilirim.
Şimdi sizleri fazla meraklandırmadan kısaca bu romanın konusunu ve kahramanlarını anlatmak istiyorum.
Roman; Suriye’nin, Mardin iline sınırı olan bir köy de yaşayan Ali ile onun küçük kızı Ezo’nun Suriye de başlayıp İstanbul da devam eden ayakta kalma mücadelesini konu alıyor. Ortadoğu’nun katı, yıpratıcı kültüründen ve sürdükleri yoksul hayattan kurtulmak isteyen Ali, geride birçok sevenini bırakıp, önüne kattığı bilinmezlikler ile birlikte kızını da alıp kaçak yollardan (mülteci olarak) Türkiye’ye ve İstanbula ulaşır. Burada kazandığı dostluklar ve yıllarca özlem duyduğu bir aşkın(Angela), hayatını kendinin de bilmediği yerlere sürüklemesiyle beraber Ali, dünyada ki belki de en beter duygulardan biri olan vatansızlığını unutarak Türkiye’yi artık vatanı kabul etmiştir. Peki ya Türkiye..?
İşte romanımızın konusu kısaca böyle. Ve baştan sona kadar insanın ruhunu okşayan kelimelerin okuyucuda bıraktığı etkiyi ancak şu şekilde tarif edebilirim; kitabı elinizden bıraktığınız anda sanki birden boyut değiştiriyorsunuz ! Çünkü inanın bana oldukça sürükleyici bu romanı okurken yazımın başında da sizlere bahsettiğim gibi tüm kahramanların yanındaymışşınız gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Dikkatimi çeken bir başka konu ise ki bunu yazarımız Anıl Bey’e de sordum; Kitap aslında yüzeyde olmasa bile temele baktığınızda müthiş bir kadın savunuculuğunu ilke edinmiş gibi. Çünkü roman da her yaştan ve her cinsten karakter olmasına rağmen, romanın çıkışı, ilerleyişi ve sonlanması hep kadın… Şahsen ben bu romanı okurken açıkçası kadınlığımla bir kez daha gurur duydum. Sahte, göstermelik bir savunuculuk değil bu. siz farkına dahi varmıyorsunuz romanı okurken.Sayfalara gizlenmiş o kadar sahici ve yaşanmış kadın hayatları var ki, gerçekten bir erkek tarafından yazılabilinecek belkide en iyi kitaplardan bir tanesi. 320. sayfalık oldukça sürükleyici bu roman, dediğim gibi birçok unuttuğumuz yada unuttuğumuzu sandığımız duyguları bize anımsatabilecek bence güzel bir eser.Cinius yayınlarından 2008- Ekim ayı ilk baskılı bu kitaba D&R, Beyaz Adam, ve birçok kitapçıdan ulaşabilirsiniz. Ayrıca internet üzerinden idefiks.com,netkitap.com, ilknokta.com ve google üzerinden sorgulayarak temin edebilirsiniz.
Benden söylemesi…
Görüşmek üzere…
İstanbul’un en başarılı ve gözde güzellik merkezlerinden biri olan Etiler Metin Yayla kuaför’ün patronları Metin bey ve Yayla Güldalı ile 2010 yılının saç ve güzellik trendlerini konuştugumuz röportajı sizlerle paylaşıyoruz.. 2010 Kadınından neler bekliyorsunuz? Metin Bey: Geçmiş dönemde ki saç modasında katlı ve özgür kesimler çok revaştaydı. Biz bu sezon hanımlara avantaj sağlayarak, saçları bu sezon küt olarak planladık. Küt saçlar, önünde perçemlerle ve düz boylarda fonksiyonel hale getirip, bu kesimle bir çok saçı oluşturabileceğiz. -Saç modellerinizin hikayelerinden bahsedersek, mesela prenses modeli hanımlar bu modeli nasıl kullanacaklar? Metin Yayla:Prenses modelini hanımlar gün içerisinde maşa ile dalgalandırarak kullanabilirler. Akşam da abiye ve fantastik olarak kullanıp kendilerine romantizm ve yumuşaklık duygusu katarak etkileyi bi görünüm kazanabilirler. Aynı zamanda bu saç modeli aksesuarla kendini daha da çekici hale getiriyor. Sarı saçlı hanımların bu saç modeli ile gün içerisinde ve akşam iki kişilik kazanacaklar; masum-romantik ve aynı zamanda çekici-iddialı… 2010 Kadının sac rengi size göre ne olmalı? Yayla Güldalı: Renklerde bal kestanenin ön plana çıktığını göreceğiz, göz kamaştıran pırıltı balyaj ile renk oyunlarının sezona damgasını vuracağını düşünüyoruz. 2010 Yılının Makyaj trendi size göre ne olacak? Yayla Güldalı:Yüzün sihrini bozmadan saydam, doğal ve saç rengine destek verecek gölgeler, volümlü dudaklar ile duru, çarpıcı; yani özgür ve cüretkar kadınlar göreceğiz bu sezon.




NYC Cruise Gathers Its Purchase Centers in one Single Point 12.06.2009 / 0:38:5 Persons brought to management for the procurement of Ship’s Consumables have been determined as: Jamal El Bahar, Aykut Bilol, David Cohen and Lee Luo Youn. NYC Cruise Gathers Its Purchase Centers in One Single Point Persons brought to management for the procurement of Ship’s Consumables have been determined as: Jamal El Bahar, Aykut Bilol, David Cohen and Lee Luo Youn. El Maktum, who purchased NYC Cruise, shut down four ports that performed commodities for 101 ships and decided to make purchases solely from the Ports of Dubai and Hong Kong. The Dubai Sheik El Maktum, who purchased billions of dollars of ship’s consumables from many countries ranging from Greece to China, gathered these purchases only in two centers. He shut down the Russian and other procurement centers and chose the principle of making purchases from one center. The purchase regulations will be determined by the NYC Port Company Hong Kong and will later be delivered to the Dubai Port.